» Gözler Nasıl Çalışır ?



Görme işleminin temel organı olan göz vücudun dışında olup biten olayları kavramakla görevlidir. Ana hatlarıyla bir fotoğraf makinesine benzetilebilir. Her ikisinde de, ön kısımda mercek bulunur. Görüntüyü arka kısımdaki hassas bölgeye yansıtmakla görevlidir. Fotoğraf makinesinde burada ışığa duyarlı fotoğraf filmi yer alırken, gözde retina adlı tabaka bulunmaktadır. Retinaya düşen görüntüler buradaki milyonlarca sinir ucu tarafından alınarak beyindeki görmeyle ilgili merkeze iletilmekte ve görüntü algılanmaktadır. Fotoğraf makinesinde, görüntüsü alınan cismin uzaklığına bağlı olarak yapılması gereken odaklama ayarı, merceğin ileri geri oynatılmasıyla yapılırken, göz bu işlemi merceğin kırma derecesini değiştirerek sağlamaktadır. Işık yoğunluğu karşısındaki düzenlemeler fotoğraf makinesinde diyaframın açıklığının değiştirilmesiyle sağlanırken, göz bunu, iris adı verilen renkli kısımla sağlamaktadır. YAPISI Göz bu kadar karmaşık işlemi çok küçük bir yer işgal ederek gerçekleştirir. Yaklaşık 2.5 cm. çapında küresel bir yapı taşıyan göz, kafanın ön kısmında kaş kemeri, elmacık kemikleri ve burun kemeri arasında oluşan göz çukurunun içinde yer alır. Gözün ön kısmı hariç tüm çevresini sklera adı verilen beyaz ve sert renkli bir tabaka oluşturur. Ön kısmı, kornea adı verilen saydam bir tabakayla kaplanmıştır. Göz bebeği denilen açıklık ve bunu çevreleyen renkli tabaka (iris) korneanın arkasında yer alır. İrisi kontrol eden kaslar, korneadan giren ışığın şiddetine göre, ortada açıklığın (göz bebeği) genişliğini ayarlar. Buradan giren ışık irisin arkasında yer alan göz merceğinden geçerek gözün arka kısmındaki retina tabakasının üze...

Devamını Oku

» Akçiğerler Nasıl Çalışır ?



AKCİĞER, insanlarda ve omurgalı hayvanların çoğunda bulunan temel solunum organıdır. "Gaz alışverişi", yani havadaki oksijenin alınıp vücutta oluşan karbon dioksitin dışarı atılması akciğerlerde gerçekleşir. İnsanın göğüs boşluğunda, biri sağa, öbürü sola yerleşmiş iki akciğer vardır. Soluk alındığında akciğerler havayla dolar ve yaşamak için gerekli olan oksijen akciğerlerin ince duvarlarından geçerek kan dolaşımına karışır. Vücut dokularındaki kimyasal tepkimelerin artık ürünü olan karbon dioksit ise gene kan aracılığıyla akciğerlerdeki hava keseciklerine gelir ve solukla dışarı atılır. Memeliler, kuşlar, sürüngenler ve amfibyumlar akciğerle solunum yapan hayvanlardır; akciğerlerinin yapısı da genel olarak insamnkiyle aynıdır. Buna karşılık, gene omurgalılardan olan balıkların yalnızca birkaç türünde akciğer bulunur. Akciğerlerin İç Yapısı Akciğerler, içleri havayla dolu olduğu için çok hafif ve süngersi yapıdadır. Her birinin ağırlığı ancak yarım kilogramı bulur. Çok esnek olan bu organlar soluk alındığında iyice genişler, soluk verince de normal boyutlarına döner. Üst göğüs boşluğunda ikiye ayrılan soluk borusunun bu ana dallarından (ana bronşlar) her biri birer akciğere doğru uzanır. Bu hava kanalları akciğerlerin içinde yeniden birkaç kez dallanarak bronşçuk denen incecik kanallara ayrılır ve üzüm salkımı biçiminde kümelenmiş olan küçük hava keseciklerinde son bulur. Alveol olarak bilinen bu hava keseciklerinden her akciğerde yaklaşık 300 milyon tane vardır. Bu hava kesecikleri yassıltılsa, bir tenis kortunu kaplayacak kadar geniş bir yüzey oluşturur. Akciğerler oksijeni emip karbon dioksiti atma işlevini ancak bu geniş yüzey sayesinde yerine getirebilir. Oksijeni azalmış olan kirli kan, kalpte...

Devamını Oku

» Zil Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> İlkokuldayken dört gözle beklediğimiz zamanlar olurdu teneffüs zilinin çalmasını. Bazı zamanlarda elektrikler kesilince, el zilinin sesi ile anlardık teneffüsün geldiğini. O zamanlar, evimizin kapısında da olmasına rağmen, pek de merak etmezdim nasıl çalıştıklarını elektronik zillerin. Şimdi ise beraber öğreneceğiz bu ilginç aletlerin nasıl çaldığını. Elektronik zillerin pek çok kullanım alanı olsa da sizlere kapılarımızda kullanılan zilleri anlatacağım. İŞTE BİR KAPI ZİLİ Çok basit olarak, elektrik akımının oluşturduğu mıknatıslanma etkisini...

Devamını Oku

» Şarj Edilebilen Pillerin Çalışma Prensibi Nedir ?



Bir pilin yeniden şarj edilebilir olması için gerekli koşullardan biri, şarjı bitmiş pile ters yönde potansiyel uygulandığında yeterli derecede ters tepkime verebilmesidir. Örneğin nikel-kadmiyum (Ni-Cd) pillerde, pil harcanırken Cd(OH)2 ve Ni(OH)2 oluşur. Ancak pil tekrar şarj edildiğinde bunlar başlangıçtaki hallerine (Cd ve NiOH) geri dönerler. Alkalin piller ters tepkime verebilirler ancak, şarj edilmeleri uygun değildir. Çünkü yeniden yük kazanımları efektif değildir ve çok çabuk tükenirler. Ayrıca yeniden şarj sırasında açığa çıkardıkları hidrojen gazı, patlamalara yol açacak boyutlara varabilir. Pilin içinde anot ve katot elektrotları vardır. Pil enerji verirken, anotta yükseltgenme, katotta ise indirgenme tepkimeleri gerçekleşir. Yeniden şarj edilme aşamasında ise ters tepkime olur. Anotta indirgenme ve katotta yükseltgenme meydana gelir. Normal pillerde, elektrotlardan en az biri ters tepkime yapamaz. Ni-Cd pilde iki önemli nokta vardır. Birincisi, kadmiyumda hidrojen oluşma hızı çok düşüktür. İkincisi ise, kadmiyumun sıvı elektrolit çözeltideki çözünürlüğü oldukça azdır. Bu, kadmiyumun elektrolit içinde çözünüp katoda gitmesini veya dağılmasını engellerken, kadmiyum parçacıkları yeniden şarjı kolaylaştırır. Kaynak: www.kimyaevi.org

Devamını Oku

» Omurganın Çalışma Prensibi



Halk arasında sırt yada bel kemiği olarak adlandırılan omurga kemikleri hakkında bilinmesi gereken tüm bilgileri uzmanalr bir araya getirmiş. İşte o yazının ayrıntıları… Sırt (ve bel) kemiği tıbbi olarak omurga olarak bilinir. Görevi gövdeyi desteklemek, her yöne eğilebilmesini, dönebilmesini sağlamak, aynı zamanda içinden geçen sinirler gibi hayati yapıları korumaktır. Dahası, bir ömür boyu dayanmalıdır. Hiçbir mühendislik eseri bu derece ileri düzeyde gereksinimleri karşılamanın yanına bile yaklaşamaz. Bu yüzden zaman zaman sorunların ortaya çıkması pek de şaşırtıcı olmasa gerek. Omur (vertebra) İnsan omurgası, birbiri üzerine yerleşmiş ve sağlam bağlarla (ligamanlarla) birbirine bağlanarak sütun şeklinde yükselen ve omur adı verilen kemik bloklardan oluşur. Boyunda 7 adet boyun (servikal) omuru, sırtın üst ve orta kısmında 12 adet sırt (dorsal) ya da göğüs (torasik) omuru ve alt kısımda da 5 adet bel (lumbar) omuru yer alır. Beşinci bel omuru L5 olarak bilinir ve kuyruksokumu kemiğinin (sakrumun) üstüne yerleşmiştir. Kuyruksokumu kemiği de koksiks adı verilen kuyrukkemiğine bağlıdır. Sakrum birbirine kaynaşmış çok sayıda omurdan oluşur. Kuyruksokumu kemiğinin uçları leğen kemiğiyle (pelvise), yani gövdeyi taşıyan ve kalçaların desteklediği kemik halkasıyla birleşir. - Diskler: Omurga sert bir yapı değildir. Omurlar arasında omurganın bükülebilmesini ve dönebilmesini sağlayan esnek yastıklar ya da diskler vardır. Diskler düz, yuvarlak bisküvi biçiminde yapılardır ve çekirdek denilen jöle benzeri bir merkezleri ve halka (annulus) adı verilen son derece sağlam bir dış yapıları vardır. - Faset (İki düz yüzey arası) eklemleri: Omurlar, omurganın arkasında her iki yanda bulunan bir çift küçük eklemle de birbirine bağlan...

Devamını Oku

» Gaz Türbini Nedir ? Gaz Tirbüni Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Gaz türbini bir araba motoru gibi yakıt enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinedır.Sıkıştırılmış havayı alıp nozullarında genişleten türbin, çıkış şaftı ile bir jeneratör veya kompresörü çalıştırır. Makinanın içerisinde sıkıştırılmış havanın sağlanması bir eksenel veya radyal akış kompresörü ile gerçekleştirilir. Sıkıştırılmış hava, yakıtla ısıtıldığı çok sayıdaki yanma odaları içerisine gönderilir. Burada yakıt ağır yağ, motorin, kerozen, doğalgaz, gaz veya sıvı yakıt kombinasyonlarından biri olabilir. Prensip olarak yanma sis...

Devamını Oku

» Su Sayaçları Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Su sayacı; su tesisatının girişine bağlanarak, evlerde veya iş yerlerinde kullanılan suyun miktarını belirleyen ve kullanılan suyun bedelinin Sular İdaresi tarafından tahsiline yardımcı olan bir ölçü aletidir. İçinden geçen suyun miktarını, üzerinde bulunan bir ekranda, hacim (m3) cinsinden gösterir. Su sayaçları; hız esaslı, hacim esaslı (volümetrik) gibi çeşitli çalışma prensiplerine sahiptirler. Hız esaslı sayaçların ise çok hüzmeli ve tek hüzmeli olmak üzer iki çeşidi vardır. Türkiye'de en çok,...

Devamını Oku

» Radyo Teleskopu Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Evren hakkındaki bildiğimiz şeylerin çoğu, ışık tarafından bizlere taşınan bilgilerden gelmektedir. Fakat, bizim gördüğümüz görünür bölge ışığı, elektromanyetik spektrumun sadece küçük bir bölgesini oluşturmaktadır. Son yıllarda bu alanda gelişmiş teknoloji kullanılmasıyla, elektromanyetik spektrumun görünür bölgesi dışında kalan kısmının evren hakkında son derece geniş bilgiler elde edilmesi sağlanmaktadır. Astronomik gözlemler için görünür bölge dışı spektrumunun geniş bir şekilde ilk kullanılma...

Devamını Oku

» Sismometre Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> M.S. 132 yılında Çinli filozof Chang Heng tarafından yapılan ilk sismometrenin çalışma ilkesi, halen günümüzde de kullanılmaktadır. Modern bir sismometre, yeryüzündeki en hafif sarsıntıyı bile algılayıp sonuçları kaydedebilir. Sismometreler en çok deprembilimininde kullanılır. SİSMOMETRE (depremölçer), depremleri ölçen ve kaydeden bir aygıttır. Deprem sırasında, kırılan ya da kayan kütlelerden gelen sarsıntılar, yeryüzüne doğru ilerler; sismometre bu sarsıntıları algılayıp yükseltir ve bunları uygun bir ortama kaydeder. Sismome...

Devamını Oku

» Termos Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Tek nedeni vardır, vakum. Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır. Kaynak: www.sanalsinif.net   ...

Devamını Oku

» Güneş Panelleri Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Aslında insanoğlu güneş enerjisini yüzyıllar boyunca ısınmak veya sıcak su eldesi basit yöntemlerle kullanmıştır. Ancak ilk kez 1839 yılında Fransız fizikçi Edmond Becquerel fotovoltaik hücre adını verdiği güneşten doğrudan elektrik üreten maddeyi bulduğundan beri güneş enerjisinden doğrudan elektrik eldesi başlamıştır. Fotovoltaik hücreler genellikle silikon esaslı malzemelerden üretilmektedir. Prensip olarak üzerine düşen güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine çevirme yöntemiyle çalışırlar. Silikon hücreye eklenen bor...

Devamını Oku

» Isı Pompası Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Isı pompası en basit tanımıyla elektrik enerjisini kullanarak ısıyı bir yeren başka bir yere taşıma işlemini gerçekleştiren sistemdir. Bilindiği üzere enerji vardan yok, yoktan da var edilemez, yalnızca biçim değiştirir. Isıtma sektöründe çoğu insan için ısı pompası terimi yenidir. Oysa ki evlerimizdeki buzdolabı, klima, nem giderici ve dondurucular aynı mantığın ürünüdürler. Çalışma prensibi ısıyı taşıma mantığına uyduğundan “ısı pompası” başlığı altında toplanabilirler. Fosil yakıtlarin tükenmekte olması ve her geçe...

Devamını Oku

» Kurutma Makineleri Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Piyasada üç tip kurutucu mevcuttur Bunlar bacalı ve kondenserli ve ısı pompalı kurutuculardır Bacalı kurutucuda çamaşırı kurutmak için kullanılan hava ortamdan alınır Isıtıcıda ısıtılan hava tambura verilir, çamaşırın nemi alınır ve en son olarak hava ortama geriverilir Bacalı kurutucudaki dış hava çıkış yeri ihtiyacını önlemek için bir yoğuşma sistemi kullanılmıştır Bacalı kurutucu ile kondenserli kurutucu arasındaki ana fark kondanserli kurutucuda, kurutma çevrimi boyunca aynı havanın çamaşırı kurutmak için kullanılmasıdır Çamaşırı kur...

Devamını Oku

» Jenatarör Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Hareket enerjisini (kinetik enerjiyi) elektrik enerjisine çeviren araçlara jeneratör denir. Jeneratörler de elektrik motorlarında olduğu gibi elektro magnetik kuvvetin oluşması prensibine göre çalışırlar. Elektrik motorlarında, bir magnetik alan içerisindeki iletken tel çerçeveden elektrik akımı geçirilirse tel çerçeve döner. Yani elektrik enerjisi hareket enerjisine dönüşür. Jeneratörlerde, bir magnetik alan içerisindeki tel çerçeve dönderilirse iletken telde akım oluşur. Yani harek...

Devamını Oku

» Nükleer Elektrik Santrali Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Dünya genelinde üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %17’lik bölümü nükleer santrallerden üretilmektedir. Nükleer santraller kullanılan soğutucu cinsine, nötron enerjisine, yakıt içindeki fosil yakıt cinsine göre değişik isimler alırlar. Fakat genel olarak çalışma prensipleri aynıdır. Aşağıda PWR (Pressurised Water Reactor) tipi nükleer enerji şeması verilip çalışma şekli anlatılacaktır. Aşağıdaki şekilde bir PWR tipi nükleer santralin şeması gözükmektedir. Bu tip nükleer santrallerde soğutucu H2O’dur. İki devre ...

Devamını Oku

» Ampermetre Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Analog veya dijital olarak iki ayrı türde kullanılabilen ölçü aletleridir. Yapım amaçlarna göre bir kaç Miliamper'tan yüzlerce Amper'e kadar ölçüm yapabilirler.Akım ölçerler.Bu ölçüm DC veya AC akım ölçümü olabilmektedir. Gerilim ölçümünü de beraber yapan ölçü türüne de (dirençle beraber) wattmetre adı verilmektedir. AKIMÖLÇER olarak da bilinir. Üzerinde büyük akım değerleri ölçüleceğind...

Devamını Oku

» Alternatör Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Alternatörler elektromanyetik endüksiyon prensibi ile çalışırlar. Elektromanyetik endüksiyon, bir telin içinden geçen manyetik alan değiştiğinde o tel üzerinde bir akım oluşmasına sebep olur. Bu tel eğer dışarıdan bir güç ile çevrilirse bu çevirmeyi sağlayan enerji elektrik enerjisine dönüştürülmüş olur. Mekanik enerjinin rotorları döndürmesiyle iletkenler etrafındaki manyetik alan değişir ve elektrik akımı üretilmiş olur. Rotorun manyetik alanı indüksiyonla aktarılacak bir akım ile elde edilebilir. Fır&cc...

Devamını Oku

» Zaman Rölesi Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Zaman röleleri: Otomatik kumanda devresinde sistemin ilk hareketinden sonra, bazı işlemlerin zaman gecikmesiyle yapılması istenebilir. Örneğin, sistemin ilk çalışmasından sonra bir başka devrenin çalışması, sonra da diğer bir sistemin devreye girmesi istenebilir. Böyle durumlarda bu isteklere cevap verebilecek zaman röleleri kullanılır. Zaman röleleri çalışma sürelerini tam olarak ayarlayabilirler. Uygulamada, 1/4 saniye ilâ birkaç dakikaya kadar zaman ayarı yapabilen çeşitli tip ve özellikte zaman röleleri vardır. Ayrıca birkaç sa...

Devamını Oku

» Ütü Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> İnsanlar giysilerindeki kırışıklıkları giderebilmek için uzun uğraşlar vermişlerdir. Bu uğraşılar sonunda değişik yöntemler bulmuşlardır.Başlarda odun, cam , mermer gibi aletler kullanıldı. Taşların ısıtılıp giysilerin üzerinde gezdirilmesi ile ütünün temelleri atılmaya başladı. Tarihte ilk kez sapı olan bir demir parça ile ütüleme işleminin yapılması 17. yüzyılda gerçekleşmiştir. Ocaklarda ısıtılarak kullanılan ütüler zamanla kor ve kömür ile ısıtılan içi oyuk ütülerle yerdeğiştirdi. 19. yüzyılda ise ocak ya da sobala...

Devamını Oku

» Düdüklü Tencere Nasıl Pişirir ?



Tencere daha 14. yüzyılda hemen hemen tamamıyla bugünkü şeklini aldı. O zamanlar tencereler sadece yemek pişirmek için değil, su kaynatmak hatta içinde çamaşır yıkamak için bile kullanılıyordu. En eski tencereler dökme demirdendiler. Sonraları toprak, bakır, alüminyum, emaye ve camdan olanları da yapıldı. Bakır tencerelerin, kullanış ve dayanma bakımından iyi olmalarına karşın sık sık kalaylanmaları gerekir. Alüminyum tencerelerin sakıncalı yanlan ise kesif soda ve alkali eriyiklerin alüminyum üzerine olan etkileridir. Sıcak-soğuk farkından etkilenip çatlasalar da en sağlıklı tencereler cam (payreks) olanlarıdır. Pişirme sırasında içleri görülebildiğinden sık sık kapaklarının açılması gerekmez, yiyeceğin vitamini kaçmaz. Düdüklü tencerelerin yan yüzleri basınca dayalı malzemeden yapılır. Kapaklan ise ilginçtir. Çevrilince tencerenin ağzını içten sıkı sıkı kapatırlar ve buharın kaçmasına mani olurlar. Düdüklü tencerenin kapağında herhangi bir patlama tehlikesine karşı, istenen basınca, dolayısıyla pişme derecesine göre ayarlanabilen bir subap vardır. Basınç ayarlananın üstüne çıkınca subap açılır, buhar buradan dışarı kaçar, hızla çıkan buharın çıkardığı düdük sesi de etrafı olaydan haberdar eder. Düdüklü tencere ismini de bu nedenle almıştır. Düdüklü tencerenin pişirme prensibinde suyun kaynama özelliği yatar. Su 100 derecede kaynar demek tek başına doğru bir ifade değildir. Kaynama sıcaklığı atmosfer basıncı ile doğrudan ilgilidir. Basınç atmosfer basıncından düşükse, su daha düşük sıcaklıklarda da kaynayabilir veya basınç atmosfer basıncından yüksekse suyun kaynaması için daha yüksek sıcaklıklar gerekir. Normal tencere ısıtıldığında su ...

Devamını Oku

» Tabanca Nasıl Çalışır ?



<script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "4150000223"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> <script type="text/javascript"><!-- google_ad_client = "pub-9776845439109975"; google_ad_host = "pub-1556223355139109"; /* picture üst */ google_ad_slot = "9349830185"; google_ad_width = 160; google_ad_height = 90; //--> </script> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> </script> Bir tabancanın çalışmasını hayalen bir düşünüp çalışma mantığını anlamaya çalışalım. Örnek olarak elimize bir Sig Sauer P228 aldık. Şarjörüne 10 adet fişek koyduk. Sürgüyü geriye doğru sonuna kadar çektiğimiz zaman yerine getiren yay sonuna kadar sıkışır ve potansiyel bir güç meydana gelir. Aynı zamanda sürgü geriye doğru gelirken horozu geriye doğru ittirerek horoz çentiğine horoz kurma parçasının geçerek horozun geride kurulu kalmasını sağlar. Sürgüyü bıraktığımız zaman az önce bahset...

Devamını Oku

» Telgraf Nasıl Çalışır ?



Fazla söze gerek yok. Telgraf kiminiz için bir nostalji artık. Günümüz iletişim teknolojisinin yanında telgraf sözü artık bizlere geçmişi hatırlatıyor galiba. Fazla değil, 100-130 sene öncesine gittiğinizi hayal edin. Şehirleri, insanları birbirine bağlayan yegane iletişim aracının telgraf olduğu bir zaman bu. Ne internet, ne televizyon ne de telefon var. Tabi ki o zamanlar mektuplar da bir iletişim aracıydı, ama telgraf ilk elektrik akımıyla çalışan iletişim aracı olarak tarihte yerini almıştır. TELGRAFIN TARİHİ Telgraf elektrik akımını kullanan ilk haberleşme aracı olması ile önem kazanır. O zamanlarda, haberleşmek için telgrafa alternatif sadece mektuptu. 1830 lu yıllarda elektrikle haberleşme sistemi için gerekli tüm öğeler hazırdı: Elektrik akımı, manyetizma ve elektromanyetizma. Şimdi tüm bunları birilerinin birleştirip, haberleşmeyi sağlayacak sistemi geliştirmesi gerekiyordu. 1830 yılında Amerikalı Joseph Henry (1797-1878), elektrik akımını teller vasıtasıyla uzaklara taşıyıp, oradaki bir zili çalıştırdı. Zil bir elektromıknatısa bağlıydı. Bu elektrikli telgrafın doğuşuydu. 1832 yılında Amerikalı ressam Samuel Morse, bir yolculuk sırasında kendisine elektromıknatıstan söz eden bir yolcuyla tanışmıştı. Telgraf üstünde zaten çalışmaları olan Morse, bu sefer elektromıknatıslı telgraf için çalışmaya başladı. 1835 yılında, Morse ilk elektromıknatıslı telgrafını yaptı. O telgrafta bulunan elektromıknatısa başlı bir kalem vardı. Bu kalem kağıt bir şerit üzerine elektromıknatıstan aldığı hareketle zig zag çizgiler çiziyordu. Bu sistem pek başarılı değildi. Samuel Morse (1791-1872) Daha sonra Morse ve yardımcısı Vail bunu geliştirdiler. Nokta ve çizgilerden oluşan bir kodlama sistemi ortaya çıkardılar. Bu kodlama sistemi, daha sonra tüm dünyada kabul göre...

Devamını Oku

» Şok Tabancaları Nasıl Çalışır ?



Uzay Yolu dizisinin eski bölümlerini izlemişseniz orada Kaptan Kirk ve tayfalarının yanlarında güvenilir silahları olmaksızın gemiyi terk etmediklerini bilirsiniz. Bu silahların “Sersemletici” ayarı olduğunu da hatırlarsınız. Düşmanları tamamen kontrolden çıktıkları zaman onları öldürmek yerine hareketsiz hale getiren silahlarını kullanırlardı. Bizler bu kadar polis, asker vs… olmasına rağmen kendimizi bireysel saldırılardan koruma adına hala bu silahlara sahip olma peşindeyiz. Bu silahlar aynı uzay yolu’ndaki sanal silahlar gibi düşmanı geçici süreliğine etkisiz kılma amacına dönük olarak tasarlanmıştır. Bu silahların kesinlikle şaşmaz bir yapıya sahip olduklarını ve zor durumlarda canınızı nasıl koruduğunu birlikte görelim. VÜCUDUMUZUN ELEKTRİK SİSTEMİ Bizler genel olarak elektriğin bizler için son derece zararlı olduğunu düşünürüz. Bir yıldırım çarpması veya parmağınızla bir kabloyu tutmanız durumunda elektrik çarpmasına maruz kalır sakatlanırsınız ya da ölürsünüz. Ancak düşük dozdaki elektrik insanlar için öldürücü ya da sakat bırakıcı nitelikte değildir. Aslında elektrik vücudumuzun en esaslı öğelerinden biridir. Elektrik olmaksızın hiçbir şey yapamayız. Örneğin; siz bir yemek yapmak istediğinizde beyniniz sinir hücreleriniz vasıtasıyla kolunuzdaki kaslara bir elektrik sinyali gönderir. Kimyasal bir iletişim sonucu elektrik sinyali, sinir hücresi ile sinir taşıyıcıları vasıtasıyla kaslarınıza iletilir. Bu gelen sinyal kaslarınızın kasılması veya genişlemesini sağlayarak sizin ellerinizi kullanmanızı sağlar. Yemeğinizi tuttuğunuz zaman bu kez de elinizdeki hassas sinir hücreleri beyninize bir elektrik sinyali göndererek orda bir şeylere dokunduğunuz hissini beyninize iletir. Ve yine siz yem...

Devamını Oku

» Fren Nedir ? Fren Nasıl Çalışır ?



Fren, araçları ve makinaları denetimli bir biçimde yavaşlatmak ya da durdurmak için kullanılır. O-TOMOBİL, tren, UÇAK, KREN ve başka birçok makinada bulunan frenler, değişik biçimlerdedir. Frenlerin çoğu sürtünmeli türdendir. Bunlarda hareketsiz bir yüzey, yavaşlaması ya da durması istenen hareketli parçayı sıkıştırır. İki yüzey sürtünür ve hareketli parçanın enerjisi, ısıya dönüşerek atmosfere yayılır. Hareketli bölümün yitirdiği bu enerji, istenilen yavaşlamayı sağlar. Frenlerin büyük bir bölümü, döner türdendir. Bunlarda bir blok ya da balata, dönen bir kampana, tambur ya da disk üstüne bastırılır. Doğrusal hareketli frenler de vardır. Bu türe örnek olarak, asan-sörlerdeki imdat frenleri gösterilebilir. İmdat frenleri, asansörde, üstünde kabinin kaydığı çelik raylara blokların bastırmasıyla çalışır. Bantlı frenler: Bantlı frenler, özellikle yükün hep aynı doğrultuda etkidiği ve güvenle taşınması gerektiği kren ve yük asansörlerinde, hareketi denetleme amacıyla kullanılan yalın, ama çok etkili düzeneklerdir. Bunlar, tambur çevresine sarılmış, esnek bir fren bandından oluşurlar. Tambur, makina çalışırken onunla birlikte döner. Bant gevşekken, tambur serbestçe döner, ama bant gerilince, tamburu sıkıca sarar ve önemli bir frenleme kuvveti oluşur. Bantlı freni gösteren çizimdeki (s.850) tambur, saat ibresi yönünde dönmektedir. Fren yapılınca. bu tambur, bandı da döndürmeye başlar. Böylece, bant daha da sıkışır ve frenleme etkisi oldukça büyür. «Servo frenleme Tamburlu (kampanalı) frenler: îçten sıkıştırmalı tamburlu frenlerde, hareketsiz bir yere takılmış olan iki fren pa...

Devamını Oku

» Kan Tahlili Nasıl Yapılır ?



Kan Tahlili tercihen sabah aç karına alınan kandan yapılır.Alınan kan istenen tahlilin cinsine göre farklı tüplere koyulur ve tahlili çalışacak ilgili laboratuvara gönderilir. Kan Tahlili Nasıl Yapılır Kan Tahlili tercihen sabah aç karına alınan kandan yapılır.Alınan kan istenen tahlilin cinsine göre farklı tüplere koyulur ve tahlili çalışacak ilgili laboratuvara gönderilir.Örnek vermek gerekirse Kan sayım tahlili pıhtılaşmayı önleyen bir madde bulunan özel tüplerde alınmış kanla yapılır.Aynı şekilde Sedimentasyon , APTT ve PT dediğiniz pıhtılaşma fonksiyonlarını araştıran tahliller için alınan kanlar da pıhtılaşmayı önleyen kimyasal maddelerin bulunduğu tüplere koyularak tahlile gönderilir.Bu tahlilleri çalışacak laboratuar gelen kanların pıhtılaşmamış olmasına çok dikkat etmelidir.Aksi takdirde pıhtılaşmış kanla yapılan Hemgram(Tam Kan Sayımı) ,Sedimentasyon ve PTZ,APTT tahlilleri yanlış sonuçlar çıkmasına yol açmaktadır. Genel Biyokimya Tahlili dediğimiz Glukoz (Şeker),kolesterol,trigliserit,üre,kreatin gibi rutin biyokimyasal incelemeler ve Hormonla ilgili testler ise boş ve katkısız tüplere koyularak tahlil için laboratuvara gönderilir.Aynı şekilde tümörü olan veya tümör şüpheli hastalara yapılan Tümör Belirteç testleri de katkısız tüplerle çalışmaya alınır.Bu tahliller için alınan kanın laboratuvara gönderilmesinde ,tüpte bulunan kanın pıhtılaşmış olmasının hiçbir sakıncası yoktur.Laboratuvara gelen içi kan dolu tüpler, santrifüj denen yüksek devirli cihazlarla uygun sürelerde çevrilerek ,tüpte bulunan kanın şekilli elemanları çöktürülür,ve tüpün üstünde kalan serum dediğimiz sıvıdan alınan örnekle kan tahlili ya...

Devamını Oku

» Meyva Suyu Üretimi Nasıl Yapılır ?



Meyve suyu, meyvelerden elde edilen fermente olmamış, fakat fermantasyon kabiliyetinde olan içeceklerdir. Meyve suları, berrak meyve suları, bulanık meyve suları ve nektarlar olarak üç guruba ayrılabilir. Tüm meyve sularından nektar yapılabilir. Fakat ülkemizde nektar daha çok domates, kayısı ve şeftaliden; berrak meyve suları da vişne, üzüm, elma ve nardan yapılır. Berrak meyve sularında durultma işlemi yapıldığı halde bulanık meyve sularında durultma yapılmaz. Bunlar durultulunca yavanlaşır. Ülkemizde bu tip meyve suları turunçgil meyvelerinden yapılmaktadır. Nektarlar ise meyve etinin ezilmesi ile elde edilen pulpa su, şeker ve organik asitlerin katılması ile elde edilirler. Bunların kendilerine özgü bir kıvamları vardır. Daha çok çilek, kayısı, şeftali, erik, kızılcık, armut gibi meyvelerden yapılır. Berrak Meyve Suyu Yapımında İşlem Aşamaları Ayıklama Yıkama Sınıflama ( tasnif ) Sap ayırma, Çekirdek çıkarma Meyvenin parçalanması Mayşenin ısıtılması Presleme Durultma Filtrasyon Pastörizasyon 1. Ayıklama Fabrikaya gelen meyveler, içindeki yaprak, sap gibi yabancı maddeler ile çürük, ezik, ve küflü olanlarından ayrılır. Bu arada ham olanlarında seçilmesi gerekir. Ayıklama yürüyen bantlarda işçiler tarafından yapılır. 2. Yıkama Yıkama, ürünün toz, toprak, yaprak ve kırıntılarının uzaklaştırılması için yapılır. Bu arada ayrıca mikroorganizma yükü de azalır. Genelde meyvenin 2-3 kat yıkama suyu hesaplanır. Su sıcaklığı arttıkça yıkamada etki artsa da, aroma kaybının önlenmesi için su sıcaklığının 35 derecenin altında tutulması gerekir. Yıkama makinelerinde püskürtme ve çalkalama düzenli olmalıdır. 3. Sınıflama Konserve yapımında olduğu gibi dikkatli bir sını...

Devamını Oku

» Vücudumuz Saat Saat Nasıl Çalışır?



06.00: Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor. 07.00 Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor. 08.00 Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyor. 09.00 Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor. 10.00 Organizmanın kendine gelme, 'ben burdayım' deme saati. Fazla enerjik, vücut en yüksek ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. 'Kısa süre belleği' iyi durumda. Bir önemli ayrıntı: 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanıyor. 11.00 Vücudun tam formunda olduğu, verimli olmaya programlı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan çözülür. 12.00 Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanıyor. 13.00 Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyo...

Devamını Oku

» Google Adwords Nedir? Nasıl Çalışır?



Google Adwords, metin bazlı bir reklam modelidir. Sunulacak reklam, genellikle belli limitler içinde kullanacağınız satırlardan oluşmaktadır: "İlgi çekici başlık", "Açıklama satırı", ve "site alan adı". Reklamınız, reklam veren tarafından gösterildiğinde değil, reklamı gören kişiler tıkladığında ücret ödersiniz. Bu ücret, reklamınızın gösterilmesini istediğiniz anahtar kelimelerde yaşanan rekabete göre değişir. Reklamınızın rakipler arasından sıyrılıp ön sıralarda gösterilmesi için daha çok ücret ödemeniz gerekmektedir. Kısacası, bir tür açık arttırma sistemi gibidir.  Gösterge olması açısından, bazı rakamlardan bahsetmek gerekirse, 5-10 Yeni Kuruş ile pek çok kelimde gösterim sağlanabilirken, 10 Yeni Kuruş üzerindeki fiyatlar, rekabetin söz konusu olduğu kelimeler için geçerlidir. Google Adwordse Reklam Verirken Nelere Dikkat Etmek Gerekir? İlk dikkat edilecek konu, ücretlendirmeyi optimum seviyede gerçekleştirmektir. Ücretini fazlasıyla ödedikten sonra istenilen kelimelerde en önde gelmek çok kolaydır. Ancak bu durum bütçenizin hızla tükenmesini de beraberinde getirebilir. Dolayısı ile anahtar kelimelerin sizin için önem derecelerini sıralayarak, bazı kelimelerde daha orta seviyeli fiyatlandırma yapabilirsiniz. Öte yandan Google partner sitelerinde gösterilecek reklamlar için de ayrı fiyatlama yapma imkanı bulunur. Bu rakamlar biraz daha düşük tutulabilir. Diğer konu da, reklamların optimize edilmesidir. Burada, reklamı görecek hedef kitle ile aynı dili konuşarak, mümkün olduğunca ilgi çekici ve tıklamaya motive edici reklam metinleri kullanmak başarı şansınızı arttıracaktır. Aynı kelime için birden fazla reklam alternatifleri oluşturup, han...

Devamını Oku

» Oda Spreyi Nasıl Yapılır?



Piyasada satılan spreylerin zararlı olduğu aşikar.Bunlar burnumuzdaki koku alma hücrelerine zarar vermekte. Bunun için kendi yapacağımız oda spreyleri hem sağlıklı olacaktır hem de kendi ürünümüz olduğundan çeşit zenginliğine ulaşabiliriz. Bunu çok basit bir şekilde gerçekleştiğini sizde göreceksiniz. Malzemeler 1-boş bir sprey şişesi. 2-sprey şişesini dolduracak miktarda saf su. 3-ve son olarakda istediğimiz kokuya göre uçucu yağ. Bu 3 malzemeyi de piyasadan çok kolay bir şekilde temin edebilirsiniz. Sprey şişesine saf suyu koyunuz, üzerine uçucu yağımızı ilave ediniz. Saf suyu ve uçucu yağımızın miktarını istediğimiz koku yoğunluğuna göre kendimiz ayarlayabiliriz. Belki de en güzel de şeyde bu.

Devamını Oku

» Pet Şişelerle Neler Yapılabilir?



Gün içinde kullanıp attığımız Pet şişeleri değerlendirebilirsiniz. Neler yapılabileceğine bir bakın isterseniz şaşıracaksınız !!!     ...

Devamını Oku



Nasıl Çalışır ? Nasıl Yapılır ? Öğrenelim mi?

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.